Geçen ay.

fena tökezledim

elbet anlatıcam ne kadar tökezlediğimi

fena özledim

elbet anlatırım ne kadar özlediğimi


bir kapının önünde bekledim


içeri girmeyeceğimi bilerek


bir hastane bahçesinde de


yine içeri girmeyeceğimi bilerek


bir mezarın başında bekledim geçenlerde


içine girip babamı oraya koyacağımı bilerek


eve dönmek için saat geç oldu


bu saatten sonra ne fark eder diyerek


ellerimde cam kırıkları


ellerimde vitray camları rengarenk


öleceğimi zannettiğim gecelerden 


sabahlara çıkışım canhıraş


masada boş şişeler, ilaçlar rengâhenk


yırtık fotoğraflardan kalan parçalar, sorular 


bu kimin fotoğrafı, nasıl ellerini parçalar


asıl ben kimim, burası neresi, 


nerden geldik buraya ve kimin bu kalçalar


kırık çerçeveler, kırık kalpler geceden kalan


nasıl olduğunu hatırlamadığım yaralar


ve nasıl olduğunu unutamayacağım yaralar


nasıl söylendiğini anladığım yalanlar


ve şimdi tüm doğrulardan geriye kalanlar 


bilir misiniz bahar geldiğinde 


marketlere de toprak geldiğini


şu kırık saksıya bir çiçek ekeyim diye geçirdim içimden


toprağa baktım 


daha geçen ay babamı ektim toprağa


şimdi beklemeyin benden çiçek ekmemi sadece 


atlamayı düşündüğüm bu balkona


bir kaldırım taşı yerine 


koyacak yerim olsa başımı


içimden atıp 


kenara koyacak bir yerim olsa savaşımı


çok değil 


sadece kedi gibi okşansın isterim başımı


hatırlat da ölmezsek tekrar adaya gidelim

bir cuma akşamı.

Popüler Yayınlar